Ana SayfaHakkımızdaÜrünlerimizOzon NedirHijyenCilt GüzelliğiReferanslarİletişim

Ozon Jeneratörleri

Hava Modelleri
---------------------------


Ozx-200 B



Ozx-500 B



GQ-M10



GQ-M20


Su Jeneratörleri


Ozx-200 S


İyonizer


Ozx-200 I

Uygulama Alanları
Gıda
Tarım
Sağlık
Havuzlar
Su Arıtma
Hayvancılık
Koku Giderimi
Ozon (O3) Ozon Nedir?

 

Üç oksijen atomundan oluşan bir kimyasal bileşiktir. Ozon Renksiz, keskin kokulu bir gazdır. Ozon aynı zamanda oksijenin kimyasal bir kuzenidir.

Oksijen atmosferde;

Oksijen atomu                : "O"

Oksijen molekülü           :"O2"

Ozon                            :O3 olarak üç değişik biçimde bulunur ve ozon normal oksijenden daha az kararlıdır.

Yüksek enerjiye sahip güneş ışınlarının normal oksijen moleküllerine (O2) çarpmasıyla ortaya çıkan oksijen atomlarının (O) diğer oksijen molekülleriyle (O2) birleşmesi sonucunda ozon (O3) meydana gelir.

İki atomlu normal atmosferik oksijenin (O2) çok yüksek enerji taşıyan bir şeklidir. Böylece bu iki çeşit molekülün yapıları birbirinden aşağıdaki gibi farklıdır:
O3 oda sıcaklığında renksiz, karakteristik kokusu olan bir gazdır. Yağmurlu, yıldırım, Fırtınalı havalardan sonra, yüksek yerlerde veya deniz kıyısında hissedilir. Yüksek gerilim trafoların, yüksek gerilim hatlarının, Televizyonun arkasında, Fotokopi makinesi arkasında,.. koku hissedilebilir.

Atmosferin üst tabakasınad bulunan ozon gazı ; Canlı varlıklaraı güneşin öldürücü morötesi (Ultraviyole ) ıiınlarına karşı koruyan bir kalkan görevi görmektedir.Eğer ozon tabakası olmasaydı, güneşin radyasyonu yeryüzüne ulaşarak canlılar üzerinde genetik zararlara yol açardı. Gökyüzünün mavi renkte görünmeside bu gaz sayesindedir. 

İsmi Yunanca "tanrının nefesi" anlamına gelen  ozein’ sözcüğünden türetilmiştir. Ozon tabakası inceldiğinde yada delindiğinde filtreleme işlemini yerine getiremeyeceğinden güneş ışınları canlılar için ciddi bir tehlike haline dönüşür. Ozon tabakasının incelmesine neden olan ve kloroflorokarbon içeren maddelerin başında klor türevleri, plastik köpükler ( strafor ), spreyler, aerasoller ve yangın söndürücüler gelmektedir.  Alman kimyacı Christian Friedrich Schönbein (1799-1868) tarafından 1840 yılında keşfedildi. Zemin seviyelerine yakın yerlerde 10 milyon hava partikülü başına bir partikül O3 (= 0.1 ppm = 200 µg/m³) konsantrasyonlarında duman şeklinde bulunur. 2000 metre yükseklikte, çok daha azalarak 0.03 - 0.04 ppm seviyelerine düşer.

Ozon, yeryüzünde kısa sürede yeniden oksijene dönüştüğünden depolanamaz ve kullanılacağı yerde üretilmesi gerekmektedir. Günümüzde ozon,  kontrollü biçimde üretilmektedir. Havadaki oksijen molokülü, yüksek enerji ile 2 adet oksijen atomuna parçalandıktan sonra, bir diğer oksijen molekülü ile birleşerek kararsız bir molekül oluşturur. Oluşan bu yeni molekül ozondur. Kararsız yapısı ozona üstün bir oksidasyon gücü verir.  
A.B.D , EPA, USHA, USDA ve ACGIH kuruluşları, 0,1 ppm (100ppb) miktarındaki ozon seviyesine 8 saat süreyle maruz kalmanın hiçbir yan etkisi olmadığı tespit edilmiştir.

Ozonun Tarihçesi

167 yıldır tıbbın hizmetinde Ozonun ya da oksijenli suyun yararları ilk kez İsviçre'de 1840 yılında Alman kimyacı Christian Fredrick Schönbein tarafından keşfedildi ve ozon ismini verdi.
1856 yılında ameliyathane dezenfeksiyonunda kullanıldı.
1860'da Monaco'da su dezenfeksiyonunda kullanıldı. Bakteri ve virüsleri öldürmesinin yanı sıra sudaki koku ve kötü tadı da ortadan kaldırdığı keşfedildi ve içme suyunda dezenfektan olarak kullanıldı.
1900 yılında, ilk ozon jeneratörü patentini Nicola Tesla aldı.

1909 yılında Etlerin soğuk depolanması için yiyecek koruyucu olarak kullanıldı.

1915'de 1. Dünya Savaşı sırasında kangren ve yaraları Dr. Albert Wolf, ozonla tedavi etti.

1926'da Dr. Otto Warburg Berlin'de kanserin hücre düzeyinde oksijen azlığından meydana geldiğini bildirip, bu buluşu 1931 ve 1944 Nobel ödüllendirildi.

1939 Meyvelerin depolanmasında maya ve küfün yayılmasını önlediği bulundu.
1957'de Dr. J. Hansler kendi medikal ozon jeneratör patenti aldı.
1977'de Dr. Renate Viebahn ozonun vücuttaki etkilerini teknik olarak açıkladı.
1979'da Dr. George Freibott ilk AIDS hastasını ozonla tedaviye aldı.
1980'de Dr. Horst Kief, ozonla AIDS tedavisinde başarı kazandığını öne sürdü.
Ozon, 1992'den bu yana da Rusya'da yanık tedavilerinde kullanılıyor.
1998'den bu yana Türkiye'de Kızılay Altıntepe Araştırma Hastanesi'nde ve bazı muayenehanelerde
kullanılmaya başlandı.

1999 Dave transmisyon elektron mikroskobu ile sulu ozonda  Salmonella enteritidis’e müdahale ettiğinde hücre membranlarının bozulduğunu buldu.

2000 li yıllarda su fabrikaları ağırlıklı olmak üzere her fabrikada kullanım alanı buldu kendisine.

2005 den sonra günlük yaşantımızda her alanda kullanılmaya başlandı.

2008 yılına kadar tüm fabrikalar ve yaşanan tüm alanlarda  ihtiyaç  duyulacaktır.

 

Ozonun GRAS statüsünün tarihçesi:

1982'de FDA ozonun ambalajlı sudaki kullanımının GRAS statüsünde olduğunu açıkladı.
1995'te FDA ozonun ambalajlı sudaki kullanımını değişiklik yapmadan GRAS statüsünü yeniledi.
1997 IEP (Endüstri Uzmanları Panelinde),(Industry Expert Panel) ozonun GRAS statüsü açıklandı ve FDA'nın gereksinimlerini karşıladığı belirtildi. Düzenleyiciler daha sonrası için ozon kullanımının kontrolü yetkisini aldı.
1999 USDA (Birleşik Devletler Tarım Dairesi) etlerde ozon kullanımı üzerine hazırlanan protokolü 1982'de FDA'nın “ozonun sudaki kullanımı dışındaki tüm kullanımlar Food Additive Petition tarafından düzenlenmelidir” ifadesi sebebiyle reddetti.
2000 yılında FDA ve USDA  ozonun hem suda hem havada kullanımına onay verdi.
2002 yılında USDA ozon final raporunda ozonun gıdada sıvı çözelti ve gaz halindeki kullanımına geniş yer verdi.

 

Ozonun Genel Özellikleri ;
 
Aktif oksijen (Ozon O3) bilinen en etkili mikrop öldürücü ve koku gidericidir. Doğada güneşin UV ışınları veya yıldırımlar vasıtasıyla medyana gelir. Dünyanın etrafında koruyucu kalkan olarak mevcuttur ve öldürücü radyasyon etkisine karşı tüm canlıları korur.
Üç oksijen atomundan oluşan bir kimyasal bileşiktir. İki atomlu normal atmosferik oksijenin (O2) çok yüksek enerji taşıyan bir şeklidir. Böylece bu iki çeşit molekülün yapıları birbirinden farklıdır.
Ozon molekülü oksijen atomunun simetrik açılımıdır.

Özellikleri

Ozon

 

Adı

Ozon, Triatomik oksijen, Aktif oksijen

Molekül formülü

O3

Bileşenleri

Oksijen Atomu

Molekül ağırlığı

48

Kaynama

-111,3 C

Renk

- 146 C açık mavi sıvı halde

Renk

- 220 C koyu mavi kristal halde

Renk

+ C renksiz

Koku

0,02 ppm den sonra keskin koku, Yarılanma ömrünü tamamladıktan sonra koku kalmaz.

Sudaki çözünürlük  O C derece

0,64

Yoğunluk

2,144

Yanıcılık

Yanıcı değil. Ancak Yanma olayını kuvvetle destekler

Yangın ve Patlama riski

Ozon kararsız bir gazdır ve normal koşullarda oksijene ayrışır. Ancak demir, bakır, krom gibi elementlerin bulunduğu bir ortamda yüksek sıcaklıkta patlayıcı olabilir.

Mak.Müsade edilir Ort.Kons.

0,240 mg/m3. havada

Ozonun yapısı oluşumu ve üretimi

Doğada; Güneşten gelen mor ötesi ışınların atmosferdeki oksijeni parçalayarak ozon moleküllerini çevirmesi sonucu oluşur.

Teknolojik olarak ise; Elektrik enerjisi yardımıyla havada bulunan oksijenin parçalanması yoluyla ya da saf oksijenden elde edilir.

Plak tip jeneratörlerde
CD tip jeneratörlerde
UV tip lambalarda

Ozon gazı;, bu yönü itibarıyla ticari kullanımı olan doğal tek dezenfektandır. Ozon görevini tamamladıktan sonra daima hammaddesi olan oksijene dönüşür.

Ozon gazı sıcaklık ile ters orantılıdır. Oksidasyon gücü çok yüksek olan bir gaz ve bilinen en kuvvetli dezenfektanlardan birdir. Yüksek oksidasyon kuvveti, ozonun mikroorganizmaların yok edilmesin de tam etkin bir rol oynar.

Ozon dezenfeksiyonu, mikrop hücre zarını parçaladığından mikroplar eriyerek yok olur.  Ozon gazı sulu kullanım da takriben 4-10 dakikalık teması dezenfeksiyonu sağlar. Yaklaşık 0.1-0,5 mg/lt ozon hemen hemen tüm mikroorganizmaları öldürür.

Ozon aynı şartlar altında klordan 3100 kat daha güçlü dezenfeksiyon etkisine  sahiptir. Ozon gazının kararsız yapısı, dezenfeksiyon işlemi sonucunda, atmosfere açık ortamda 30 dakikada, kapalı ambalaj içinde 8-12 saat arasında, herhangi bir artık kalıntı bırakmadan hammaddesi olan oksijene dönüşmesini sağlar

Dünya sağlık teşkilatı’nın 1979 yılında yayınlanan bir raporunda ozon ile dezenfeksiyon önerilmiştir. Ozon gazının 1997 yılında güvenilir gazlar ( GRAS ) sınıfına girmesiyle, ozonun gıdalarda kullanımı yaygınlaşmaya başlamıştır.

Türk Gıda Kodeksinde de güvenli gıda üretimine yönelik olarak HACCP ( Kritik Kontrol Noktalarında Tehlike Analizi ) çalışmaları zorunlu hale getirmiştir.

Çok güçlü okside etme ve çok etkili dezenfekte etme özelliği sayesinde , Dünya çapında içme suyu sağlayan arıtma tesislerinde mikrop öldürücü olarak kullanılır.

Yüksek oksidasyon kuvveti, ozonun bakterilerin tahribatında tam etkin bir rol oynamasına sebep olur.

Ayrıca ozon, havada bulunan oksijenin parçalanması yoluyla elde edildiği için kararsız yapısı nedeniyle dezenfeksiyon görevini tamamladıktan sonra daima hammaddesi olan oksijene dönüşür.

Ozon gazının dezenfeksiyon sonrasında artık ve kalıntı bırakmayan tek dezenfektan oluşu, özellikle gıda sanayisinde kullanımını, diğer dezenfektanlara göre avantajlı kılmaktadır.

Bu yüzden ozonun suda eriyebilmesi için sıcaklığın düşük uygulanan basıncın ise yüksek olması gerekmektedir.

 

OZON EŞİK SEVİYELERİ: PPM (milyon birimde ünite) ppb milyar birimde bir

 

Ozonun hava ve suda konsantrasyonu "ppm" (parts per milion-milyonda parça) olarak gösterilir.

Havada 1 ppm, yaklaşık olarak 2,1mgr/m3 ozona eşittir.
Güneşe, mevsime ve coğrafik konuma bağlı olmakla birlikte, yükseklik arttıkça, ozon konsantrasyonu da artar.

 

Havadaki ozon konsantrasyonu,


0,003 - 0,015 Kokuyu hissetme seviyesi.
0,003 - 0,005 ppm Temiz bir havada, deniz seviyesinde konsantrasyonuna rastlanır.

0,005 - 0,010 Orman havası.
0,010             ppm seviyelerinde, dezenfektan ve  etkileri başlar. Kişinin hassasiyetine bağlı olmakla birlikte, bu seviyede       

                     kokusu hissedilmeye başlar.

0,020             ppm havadaki bakterilerin %90 ını yok eder.

0,020 - 0,050 Yıldırımlardan sonra hava bulunur. Yıldırımlı bir fırtınadan hemen sonra 0,100 ppm seviyelerine ulaşabilir.
0,050             Sürekli soluma FDA emniyet seviyesi. (0,050 ppm konsantrasyona kadar sınırsız sürede kalınabilir.)
0,100             Süre kısıtlaması 8 saat/gün olarak FDA (0,1 ppm.) tarafından emniyet seviyesi olarak  

                     verilmiştir.

0,120           ppm, EPA tarafından şehir havası eşik seviyesi olarak belirlenmiştir .

1,000 – 2,0     İnsan tolerans seviyesi olarak bilinmektedir. (öksürük, boğaz kuruluğu, göz yaşarması Yani, bu sınırdan itibaren

                   bünye, geniz yanması, göz yaşarması gibi reaksiyonlarla, ozonlu ortamda kalmayı reddetmektedir. Astımlı bünyeler, daha fazla etkilenmektedir. Bu seviyede dahi, ozonun bünyeye kalıcı bir zarar verdiği söylenemez. Sadece lokal tahrişler oluşmuştur; birkaç saat içinde bünye kendini onaracaktır.

5,000-10      Nabız atışı, vücut ağrısı, uyuşma duırumları gözlenebilir. Eğer maruziyet devam ederse akciğer ödemi oluşur.

15,0 - 20,0   Küçük hayvanlar 2 saat için de ölür.

50. ppm İnsan hayatı 1 saat için de tehlikeye girer.

Kısaca ozon;

0,064 Ppm   iyi,

0,065 – 0,084 ppm orta,

0,085 – 0,104 ppm duyarlı kişiler sağlıksız,

0,105 – 0,124 ppm sağlıksız,

0,125 – 0,404 ppm çok sağlıksız olarak nitelenir.

DÜNYADA VE TÜRKİYEDE OZON HAKKINDA HAVA KALİTESİ KORUMA YÖNETMELİĞİ

WHO: Dünya Sağlık Teşkilatı

Ortalama

Sınır Değerler

Halk Sağlığının Korunması İçin

8 Saatlik

100 mg/m3

EU: Avrupa Birliği

 

 

Halk Sağlığının Korunması İçin

8 Saatlik

110  mg/m3

Bitkilerin Korunması İçin

1 Saatlik

200  mg/m3

 

24 saatlik

65  mg/m3

Halkın Bilgilendirilmesi İçin

1 Saatlik

180  mg/m3

Halka Genel Alarm Verilmesi İçin

1 Saatlik

360  mg/m3

EPA: Amerikan Çevre Koruma Ajansı

 

 

 

1 Saatlik

235  mg/m3

 

8 Saatlik

157  mg/m3

T.C. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği

 

 

 

1 Saatlik

240  mg/m3

(1) : - Dünya Sağlık Teşkilatı
(2) : - Amerikan Çevre Koruma Ajansı
(3) : - Avrupa Birliği
(4) : - Belçika, Hollanda, Lüksemburg Standartları
(5) : - T.C. Hava Kalitesi Korunması Yönetmeliği

Önemli NOT : Ozon, yüksek konsantrasyonlarda verdiği rahatsız edici hisle kendini belli ettiğinden, farkında olmaksızın zarar görmek imkansız sayılabilir.

Ozonun Temas Süresi ;
 
Ozonun uygulanacağı alanlarla ilgili temas süresi çok farklı özellikte olmakla beraber konuyu uzmanlarına danışmadan yapılan uygulamalar sakıncalıdır. Örneğin; içme suyu dezenfeksiyonunda kullanılan temas süresi gibi.
Ozon ile dezenfeksiyonun en önemli şartlarından birisi gerekli temas süresinin sağlanmasıdır. Bu işlemden tam faydalanmak için genellikle iki kademede ozon verilmesi yararlı olacaktır ve böylece ozonun uygulama süresi uzatılabilir. Ozonlama işlemi flokülasyon basamağını verimli hale getirebilmek için kontak zamanı kısa tutmalı 3 dakika ozonlama hızı ise 0,1 mg/ lt ozon olacak düzeyde tutulmalıdır.

Ozonlamanın uygulandığı alanlardaki ozon dozajları ve temas süreleri ;

Uygulama Alanları                 Uygulama dozu (mg/lt)      Ozon konsantrasyonu Temas Süresi (dak.) 

Şişelenmiş Su

1-5gr/sa/m3

0.1-0.4

4 - 10 

Kullanım suyu dezenfeksiyonu

1,5 – 2,5

0,3-0,5

5-8

Bulanıklık giderimi / mikro flok

0,5-1,5

 

 

Tat ve koku giderimi 

 

 

 

Renk giderimi 

 

 

 

Koku giderimi

1gr/sa for-6500 m3

0.03-0.06

 

Sterilizasyon

1gr/sa for 3000 m3

0.05-0.08

 

Yüzme havuzları

0.8 -1.0 mg./lit

0.05-0.1

 

Soğutma kuleleri

0,1-0,2 ( akış üstüne)

Sürekli doz

-

Hava temizleme

1gr/sa for 6000 m3

0.02-0.04

 

Boruları sanitasyonu

2,0-3,0 mg/lt

 

7-10

Atık su

Yapılacak analize göre

 

 

Ozonun Hava Temizleme Kabiliyeti
 

Merkezi iklimlendirme ( klima santralleri ) , ortam havası koku ve bulaşıcı hastalıkları okside etme gücü :
Yüksek reaktivitesi sayesinde çeşitli organik ve inorganik molekül ve atomlar ile reaksiyona girerek onları oksitler.Bu reaksiyonlar sonucunda havadaki bakterileri ve mikropları etkisiz hale getirerek sterilizasyon sağlanmış olur. Reaksiyon başladıktan sonra ortamdaki hava sıcaklığına göre 5 dakika ile yarım saat içinde ozon molekülleri oksijene dönüşmeye başlar. Bu özelliği sayesinde ozon diğer dezenfektan maddelerinin aksine atık madde bırakmaz ve yan ürün oluşturma riski taşımaz.
Ozonla yapılan çalışmalar sonucunda , ozonun güçlü bir oksidan olması sayesinde suda ve havada ;
 
1-Mikrop kırıcı olarak ,
2-Koku giderici,
3-Ortamı kirleten pek çok organik molekülün yok edicisi olarak kullanılabileceği ispat edilmiştir.
 
Ozon jenaratörlerinin geliştirilmesi günümüzde ozon kullanım alanını, hızla genişletmektedir. Ozon bilinen bütün virüs, bakteri, mantar, maya ve küf çeşitleri için yok edici etkiye sahiptir. Bu nedenle hastane, otel, konferans salonu, okul ve insanların yoğun olarak bulunduğu ortamların sterilize edilmesinde kullanılır.Ayrıca ozon kullanımı klima santralleri ve soğutma kulelerinde oluşan Legıonella hastalığını, bu tür mekanlarda insanların hava yolu ile birbirlerine bulaştırabileceği hastalıkları da engellemektedir.Ortamdaki hava kirliliği ve kötü kokuları yok etmesi sayesinde, insanlarda ferahlık ve zindelik hissi verir.

 

Ozonun Canlılar Üzerinde Etkisi ;

 

Ozon gazı depolanamaz; Çünkü çok çabuk reaksiyona girdiği için hızla tükenir ve oksijene dönüşür. Ömrü sınırlıdır. Reaksiyona gireceği hiç bir şeyin olmadığı tamamen steril ortamlarda dahi, kendiliğinden bozularak oksijene dönüşür. Kullanılacağı yerde ve zamanda üretilmelidir. Kendiliğinden bozulması ve yok olması "yarı ömür" olarak ifade edilir. Yarı ömür, konsantrasyonunun yarıya düşmesi için gereken süredir. Bu süre havanın sıcaklığına göre değişkenlik gösterir. Düşük sıcaklıklarda uzundur, birkaç saat civarındadır. Mikro organizmalara karşı çok etkin olan ozon, yaşam formları büyüdükçe etkisi sınırlıdır.
İnsanlar ve hayvanların bulunduğu ortamlarda 0,04 ppm üzerinde uygulama yapılmamalıdır. Ömrü kısa olduğu için uygulama üzerinde 30 dakika geçerse hiçbir zararı yoktur. Çünkü aslı olan oksijen dönüşür. Zengin oksijenli ortamlarda yaşam için çok önemlidir. 0,04 ppm üzerindeki uygulamalarda; geniz, göz, burun ve  ciğerler gibi  dokularda tahriş etkisi olabilir. Bunun için belli konsantrasyonlara karşı çok etkili bir dezenfektan olmaya devam etmektedir.
Ozonun bitkiler üzerinde zararlı bir etkisi görülmemiştir.

 

Ortamda genel ferahlık,  koku giderimi için en uygun yöntemdir. Merkezi havalandırmalar ile düzgün ve yaygın bir dağılma sağlanır. Bir veya birkaç noktadan ozonlu hava verilir; kanal içinde ozon konsantrasyonu ölçülerek otomatik seviye kontrolü yapılır; böylece, aşırı konsantrasyonlar önlenir. Kanallar sayesinde ozon, her havalandırma menfezinden çıkarak her tarafa dağılır; dolayısıyla yaygın bir dezenfeksiyon, koku giderme işlevini gerçekleştirir. Havalandırma sistemleri içinde, ısı eşanjörlerinde kolonileşen legionella virüsüne karşı en etkili uygulamadır. Legionella tehlikesine karşı, yüksek ozon konsantrasyonu şok lama uzman kişiler tarafından yapılmalıdır. Yüksek ozon uygulaması personel olamadığı zamanlarda uygulanmalıdır.

 

Ozon temel olarak iki şekilde kullanılmaktadır.

 

Havaya ozon gazı vermek ve ozon gazının su içinde eritmek şeklinde kullanılır. Havada oluşturulan ozon konsantrasyonu, mikro organizmaları dezenfekte eder; kokuyu alır.
Ortamda bulunan toz taneleri çeşitli büyüklüklerde olmaktadır. Filtrelerde tutulamayacak küçüklükteki toz tanecikleri havada yüzer halde olurlar. Bu küçük tanecikler, ciğerde birikinti ve alerjik bünyelerde rahatsızlık yapar; üzerinde mikrop barındırır. Açık havada çok düşükte olsa bulunan ozon gazı, bu tanecikleri birleştirerek çökmesini sağlar. Kapalı alanlarda ve güneş görmeyen alanlarda ozon gazı hiç bulunmadığı için bu toz zerrecikleri ve üzerindeki mikroorganizmalar uçar halde olacaklardır. Bu alanlarda ozon jeneretörleri ile üretilen ve ortama verilen ozon, ortamda bulunan bu toz zerreciklerini ve üzerlerindeki mikro organizmaların  çökelmesini veya yok edilebilmesini sağlar. Mikro organizmaların (küf, mantar vb.) büyüme hızı 3-4 defa azalır veya tamamen engellenir. Binalarda kötü kokular,

Suda eritilen ozon ise aynı işlevleri suda sağlar. Havuzlarda, içme kullanım ve yıkama sularında, atık sularda  kullanımı yaygınlaşmaktadır.

Nasıl Etkili Olmaktadır?
Oksijen doğada iki oksijen atomundan meydana gelen bir molekül olarak bulunur. Soluduğumuz havada %23 oranında bulunmaktadır. İki atomun oksijen molekülü, çok özel şartlar altında oluşan, üçüncü bir oksijen atomunu alarak, üç atomlu bir ozon molekülü oluşturur. Bu üçüncü oksijen atomu, çok zayıf bir bağ ile bağlandığından her fırsatta molekülden ayrılmaya meyillidir. Molekülden ayrıldığından tek başına kalan oksijen atomu, son derece aktiftir ve ortamda bulunduğu her maddeyi oksitler. Havada uçuşan mikroorganizmalara yapışarak hücre duvarlarının parçalanmasına ve böylece ölüp çökmelerine neden olur. Tamamen steril bir ortamda ise, benzer bir atom ile birleşerek iki atomlu normal bir oksijen molekülü meydana getirir.
Mikroorganizmaları ve havada bulunan tüm zararlı gazları tamamını etkiler, yok eder. Bu, dezenfeksiyon etkisidir. Bir çok molekülü parçalar, oksitler, değiştirir. Bu etki ile, deodorizma yani, koku giderici görevi yapar. Ortamda bulunan ağır metalleri, solvent buharlarını, zehirli gazları oksitleyip bozarak, kanserojen ve diğer zararlı etkilerini yok eder. Havadaki sigara dumanı, ince tozlar ve benzer nano partikülleri birleştirip çöktürür. Aynı deodorizma ve flokülant etkilerini suda da gösterir.

Ozonun ve Diğer Dezenfektanların Oksitleme Güçleri ;

Dezenfektan  

Oksitleme Gücü (Volt)

Ozon (O3)

2,07

H2O2 (Hidrojen peroksit)

1,77

Permanganat

1,67

Klor dioksit

1,57

Hypochlorus asit

1,49

Klor gazı

1,36

Oksijen

1,23

Brom

1,09

Hipoklorid

0,94

Klorit

0,76

İyot

0,54

Ozonun Yok Ettiği Kokular ;
Hastane, Sigara, Et, tavuk ve balık kokularını, Yemek Yağ, Yanık yemek kokularını, Su kokularını, Karbon monoksit kokularını, Balık, Soğan, Sarımsak kokularını, Halı Banyo, Küf, Hayvan,  Boya, Alkol Kömür, Benzin, Medikal, Yangın, Lağım, Çöplük, Leş, Arıtma tesisi kokularını, …kısaca tüm kokuları yok eder.

Kullanım Tavsiyeleri ;
Ozon kullanımında bazı kısıtlamalar bulunmaktadır. Dünya sağlık teşkilatı tarafından İnsan bulunan ortamlarda ozon miktarını 0,04 ppm’ i aşmaması tavsiye edilmektedir. Bu miktarın üzerinde ozona maruz kalındığında üst solunum yollarında tahrişe rastlanabilir. 0,04 ppm zaman süreli verilirse hiçbir zararlı etkisi yoktur. Ortama verilen ozon 0,04 ppm miktarı olduğunda rahatsız olunacak kadar koku olacağından ozon da zarar görülmesi riski çok zayıftır.

(ABD nin EPA OSHO USDA ve ACGIH koşulları 0,4 ppm miktarındaki ozon seviyesine 8 saat süreyle maruz kalma etkisi olmadığı tespit edilmiştir.

Ozon Gazı İnsan Sağlığına Zararlı mıdır?

Ozon gazı, soluduğumuz havadan ya da saf oksijenden elde edilir. Kararsız yapısı nedeniyle görevini tamamladıktan sonra tekrar hammaddesi olan oksijene dönüşür. Kalıntı bırakmayan doğal bir dezenfektan oluşu ve sürekli teneffüs edilmediği taktirde insan sağlığına zararlı değildir.

Amerika Birleşik Devletlerindeki EPA, OSHA, USDA ve ACGIH kuruluşları, 0,1 ppm miktarındaki ozon seviyesine 8 saat süreyle kalmanın hiçbir yan etkisi olmadığını tespit edilmiştir.

 

Ozon Gazının Diğer Dezenfektanlara Göre Avantajları Nelerdir ?

-          Ozon, oksidasyon gücü çok yüksek olan bir gaz ve bilinen en kuvvetli dezenfektandır.

-          Yüksek oksidasyon kuvveti, ozonun bakterilerin tahribatında tam etkin bir rol oynamasına sebep olur.

-          Ozon gazının dezenfeksiyon etkisi, aynı şartlar altında klorunkinden 3125 defa daha fazladır

-          Spor, kist ve virüslere karşı klordan daha etkilidir.

-          Ayrıca ozon, havada bulunan oksijenin parçalanması yoluyla elde edildiği için kararsız yapısı nedeniyle dezenfeksiyon görevini tamamladıktan sonra daima hammaddesi olan oksijene dönüşür.

-          Ozon gazının dezenfeksiyon sonrasında artık ve kalıntı bırakmayan tek dezenfektan oluşu, özellikle gıda sanayinde kullanımını, diğer dezenfektanlara göre avantajlı kılmaktadır.

-          Ozon, dozajına bağlı olarak yarılanma ömrünü kısa sürede tamamlar ve kalıntı bırakmadan hammaddesi olan oksijene dönüşerek kokusu ve tadıyla birlikte kaybolur.

 

Diğer Dezenfektanlara Karşı Neden Ozon ;
 
Ozon gazı kalıntı bırakmaz.soluduğumuz havadan yada saf oksijenden elde edilir. Doğal tek dezenfektandır.
Ozon gazı kararsız yapısından dolayı oksijene dönüşür . Bilinen kimyasal dezenfektanlardan çok üstün olduğu için yaşanılan ortamlardaki organizmaları okside edebilmesi ve kullanım kolaylığından dolayı ve tat ve koku bırakmadığından ozon çeşitli endüstrilere girerek burada kullanım alanlarını arttırmaktadır.

Ozon ve Negatif İyon Arasındaki Fark Nedir?

Negatif iyonlar havadaki toz moleküllerini (genellikle pozitif şarjla) çekerler ve onları hareket ettirirler.

Ozon havadaki gaz moleküllerini (oksidize eder, parçalar) çeker.

ÖZELLİKLERİ

OZON

NEGATİF İYONLAR

Koku

evet

Yok

Toksik

evet

Hayır

Tozları azaltma

hayır

Evet

Koku giderme

Çok iyi

Biraz

Havayı temizleme

evet

Evet

Havada yükselme

hayır

Evet

Pozitif iyonları etkisiz hale getirme

hayır

Evet

Kauçuk gibi şeyleri bozma

evet

Hayır

Sürekli ayarlama ihtiyacı

evet

Hayır

Oluşum

3 oksijen atomundan

Normal oksijen ile ekstra bir elektron

 

İyi ve Kötü Ozon Nedir?

İyi ozon tüm ozonun %90ıdır ve aynı zamanda stratosferik ozon olarak da adlandırılır. Stratosferdeki ozonun oluşturduğu tabaka, doğal bir filtre vazifesi görerek yeryüzündeki tüm yaşam türlerini güneşin zararlı UV ışınlarına karşı koruduğu için iyi ozon dur. Ozon tabakası olmasaydı birçok insan cilt kanseri, katarakt gibi hastalıklara yakalanacaktı, hayvanlar ve tarım ürünleriyle bitkilerin yanı sıra okyanusların üst seviyelerindeki canlı organizmalar da bundan zarar göreceklerdi. Stratosferik ozon doğal olarak atmosferde oluşur ve aynı zamanda yine doğal olarak stratosferde bozulur. Atmosferde ozon; doğal olarak güneş ışınları ve nitrojen, hidrojen ve klor da dahil olmak üzere çeşitli bileşiklerle kimyasal reaksiyona girerek bozulur. Bu kimyasalların hepsi çok az miktarlarda atmosferde doğal olarak mevcutturlar. Kirlenmemiş bir atmosferde üretilen ozon miktarıyla tüketilen ozon miktarı tam bir denge halindedir. Böylece stratosferdeki ozonun toplam konsantrasyonu nispeten sabit kalır.

Diğer %10 luk miktar ise kötü ozon dur ve araç egzostları ve endüstriyel emisyonların oluşturduğu uçucu organik karışımların ve de nitrojen oksitlerin havaya karışmasıyla ortaya çıkan insan aktivitelerinin sebep olduğu ciddi bir hava kirliliğiyle yer seviyesinde oluşur. Özellikle yazın sıcak günlerinde uçucu organik karışımlar ve nitrojen oksitler güneş ışınlarıyla reaksiyona girdiklerinde duman olarak isimlendirilen tehlikeli bir kentsel-endüstriyel pus halini alırlar. Kısaca yeryüzündeki ozon, fotokimyasal dumanın anahtar bileşenidir. Yer seviyesinde yükselen ozon miktarı, lokal ve bölgesel çevre için endişe arz etmektedir, çünkü insan sağlığı ve doğal ekosistemler üzerinde doğrudan negatif etkilere sahiptir. Kötü ozon insanlarda ve hayvanlarda ciddi göz, burun ve solunum problemlerine neden olabilir ve tarım ürünleriyle ormanlara zarar verebilir. Ne yazık ki; stratosferik ozon (iyi ozon) azalırken, yer seviyesindeki ozon (kötü ozon) artmaktadır. İyi ozondaki azalmayı önlemek için yeryüzündeki ozonu ona gereksinim duyulan yukarı seviyelere doğru hareket ettirmemiz de maalesef mümkün değildir. Kısaca özetlersek, yeryüzü yakınlarındaki ozon (kötü ozon) ciddi bir hava kirleticidir. Stratosferde ise hayat koruyucu ozon tabakasıdır (iyi ozon). Ozon Tabakasının Dünya Çevresindeki Dağılımı; Ozon tabakası dünya çevresinde eşit olarak dağılmamıştır. Dünya yüzeyi üzerinde herhangi bir yerdeki ozon miktarı; doğal olarak enlemle, mevsimlerle ve günden güne değişim gösterir. Genelde normal şartlar altında ozon tabakası kutuplar üzerinde en kalın ve ekvator etrafında en incedir. Güneş radyasyonu çok daha dolaysız ve buna bağlı olarak da çok daha şiddetli olduğundan stratosferik ozon ekvator üzerinde yüksek miktarlarda üretilir. Buna karşılık stratosferik rüzgarlar ve farklı stratosferik basınçlar, ozonun ekvatordan kutuplara doğru hareket etmesine neden olurlar.

Ozon tabakası ;

25 km yükseklikte ulaşarak dünya yüzeyinden 15-45 km yukarıda stratosfer olarak bilinen yukarı atmosferin çok soğuk bir tabakasında saçılmış halde bulunur ve yaklaşık 20 km kalınlığındaki bu tabakaya ozon tabakası adı verilir. Her 100.000 molekülde sadece bir tane olması ozonun seyrek bir gaz olduğunu açıklamaktadır. Eğer saf ozon dünya yüzeyine taşınsaydı, hava basıncı ve sıcaklık şartlarıyla sıkıştırılan ozon yaklaşık 3 mm kalınlığında bir bant oluşturacaktı. Bu kadar az miktarda bulunmasına rağmen ozon yeryüzündeki biyolojik olaylarda başlıca rolü oynamaktadır.

Ozon Tabakasının Kalınlığı Nasıl Ölçülür?

Ozon tabakası görünmez bir kalkan olmasına rağmen, bilim adamları onu ölçmek için çok sayıda yol buldular. Bu yollardan biri ölçüm aletlerini atmosfere taşıyan ve elde edilen bilgiyi dünyaya gönderen helyumla doldurulmuş balonların kullanılmasıdır. Stratosferik ozon seviyeleri yeryüzüne bağlı aletlerle de roketler gibi ölçülmektedir.

Ozonlu Yağlar
Zeytin Yağı
Keten Yağı
Kayısı Yağı
Faydalı Bilgiler
Basında Ozon