|
|
| Hijyen
Nedir? Ne Önemi Vardır? |
Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak
uygulamalar ve alınan temizlik
önlemlerinin
tüm ü hijyen olarak tanımlanır.
Her insan kendi temizliğinden sorumludur. Çocuk yaşlarda
anne, baba veya öğretmenler tarafından çoğu zaman bizzat
yapılarak öğretilen temizlik uygulamalarının, çocukluktan
sonra bireyin kendisi tarafından yapılması gerekmektedir.
Örneğin; tuvaletten sonra ve yiyeceklere dokunmadan önce
ellerin yıkanması bir alışkanlık olmalıdır. Her gün yapılan
işler arasında banyo yapma bir başka temizlik
uygulamasıdır.
Temizliğin
sadece görünür kirlenme olduğunda yapılması yeterli
değildir. Örneğin; uykudan uyanınca yüzün yıkanması,
çamaşırların değiştirilmesi gündelik temizlik , yaşanan
ortamların camlar, masalar, koltuklar da belirli arlıklarla
yapılan temizlik uygulamalarıdır.
Su ve sabun olmadan temizlikten bahsetmek olası değildir.
Gelişmiş toplumlarda kişisel temizlikte en fazla kullanılan
malzemelerin başında su ve sabun gelmektedir. Bunun yanı
sıra banyo süngerleri, lifleri, diş fırçaları, el ve ayak
temizliği ile vücut temizliğinde kullanılan fırçalar, tırnak
makası ilk akla gelen temizlik araçlarıdır. Bunların tümü
başkalarıyla paylaşılmaması gereken, kişisel temizlik
araçlarıdır. Tabi bu araçların da
temizliği çok önemlidir.
Başta kişinin kendi sağlığı olmak üzere, başkalarının da
sağlığını korumanın en önemli aracı temizliktir. Sadece
beden temizliği değil, kullanılan her şeyi ve her ortamı
temiz tutmak da temiz olmanın gereğidir.
Besin Hijyeni
Besin hijyeni, herhangi bir besinin temizliği ve hastalık
yapan etmenlerden tümüyle arınmış olması anlamına gelir. Bir
başka deyişle, yenen besinler yiyen kişileri hasta
etmemelidir. Besinler bazı durumlarda sağlık için zararlı
olabilirler. Mikroorganizmalarla kirlenen besinlerin
alınması ile de çeşitli hastalıklar oluşur.
Mikroorganizmalar gözle görülmeyecek kadar minik
canlılardır. İnsanla mikroorganizma arasındaki en büyük fark
büyüklükleridir, bunun dışında yaşamları aynıdır.
Mikroorganizmalar da insanlar gibi doğar, büyür, çoğalır ve
ölürler. İnsan yaşamında büyüme, üreme ve çocuklarını
büyütme zamanı ortalama 40 yıldır, mikroorganizmalarda ise
bu süre 29 dakika kadardır. Şartlar uygun olduğunda bir
mikroorganizmadan 12 saat sonra 1 milyar kadar
mikroorganizma ürer. Ancak şartlar uygun değilse birkaç
saniye içinde ölür. Besinler yoluyla hastalık yapan
mikroorganizmaların bir hastalığa neden olabilmesi için
besin içinde yeteri derecede çoğalması gerekir.
Mikroorganizmalar çeşitli yerlerde bulunurlar, bulundukları
yerlerden çoğalarak bulaşırlar ve hastalığa neden olurlar.
Bunları önlemek için besinlerin sağlık ve temizlik
kurallarına uygun işlem görmesi gerekir.
Mikroorganizmaların bulunduğu yerler ve bulaşmaları
Mikroorganizmalar, insan ve hayvan vücudu, insan ve hayvan
artıkları ve bu arada dışkıları, toprak, su, kemirgenler ve
haşerelerden bulaşırlar. Çiğ tüketilen besinler bulaşma için
en iyi ortamı oluştururlar. Bir yiyeceğin hazırlanması
sırasında ne kadar çok sayıda işlem varsa,
mikroorganizmalarla kirlenme şansı da o kadar yüksek olur.
Buna en güzel örnek etin kıyma haline getirilmesi, kıyma ile
hazırlanan köfte, börek, dolma gibi yemeklerdir. Bu nedenle
yiyecek hazırlanırken, oda sıcaklığında çalışılabildiği
için, mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde hareket etmeli,
beklemesi gerekli besinler buzdolabında bekletilmelidir.
Besin hazırlama işinde kişisel temizliğe önem verilmezse,
bakterilerin besinlere bulaşması ve orada çoğalmaları,
toksin çıkarmaları kolaylaşmış olur. Örneğin, eller
besinlere dokunduğu gibi;
saç, ağız, burun, kapının tokmağı
ve para gibi yerlere de dokunur. Buna göre, kirlenmenin en
yaygın kaynağı ellerdir. İşte bu nedenle besin hazırlama
işinde ellerin sık sık yıkanması çok önemli bir prensip
olarak karşımıza çıkıyor. Çiğ besinlerden hayvansal kaynaklı
olanlar kadar, bitkisel kaynaklılar da; örneğin taze sebze
ve meyveler hastalıklı insan ya da portör dediğimiz hastalık
taşıyıcı aracılığı patojen mikropları sağlıklı kişilere ve
çevreye yayabilirler. Pişme işleminden geçen her besin
sürecinin şekli, süresi ve sıcaklık derecesi, o besindeki
bazı mikroorganizmaları yaşatabildiği halde, bazılarını
etkilemeyebilir. Pişirme sırasında yüzeydeki
mikroorganizmaların genellikle hepsi ölür, fakat iç
kısımdakilerin hepsi öldürülemez. Hatta bazen ısıya
dirençsiz patojen mikropların bile pişirmeden sonra
hastalıklara yol açtığı bilinmektedir.
Besinlerin hazırlanmaları sırasında uygulanması gereken bazı
kurallar vardır ve bunların uygulanması sağlık ve temizlik
açısından önemlidir.
Bu kurallar şöyle sıralanabilir;
*Sağlam, zedelenmemiş, bozuk olmayan besinler seçilmeli ve
satın alınmalıdır.
*Sebze ve meyveler toz, toprak ve ilaç kalıntılarından
temizlenmeleri için yıkanmalıdır.
*Besinlerin hazırlanma, saklanma ve servis edilmeleri
sırasında hastalık etmeni mikroorganizmalar veya diğer
zehirli maddelerle kirlenmesi önlenmelidir.
*Hastalık yapabilecek şüpheli besinler, özellikle küflenmiş
olanlar yenilmemelidir.
*Hazırlama, saklama ve servis sırasında kullanılan araç ve
gereçlerde mikroorganizmaların çoğalması önlenmelidir.
*Çiğ yenecek sebze ve meyveler, pişirilecek taze sebzeler
ve kuru meyveler, temizlenmiş ve pişmeye hazır tavuk, balık,
parça etler ve yumurta iyice yıkanmalıdır.
*Sebze ve meyveler toz ve topraklarından temizlenmek için
bir süre su dolu bir kapta bekletildikten sonra, bol su ile
birkaç kez yıkanmalıdır.
*Herhangi bir haşere ve mikroorganizma bulaşmasından
kuşkulanılırsa, taze sebzeler 20 dakika klorlu veya sirkeli
suda bekletilmelidir. Daha kısa ve etken ozonlu sudur. 5
dakika yeterlidir.
*Besinlerin bakteriler tarafından çıkardıkları toksinlerden
başka zehirli maddelere karışması veya kirlenmesi
önlenmelidir. Özellikle temizlik maddeleri, DDT gibi haşere
öldürücü ilaçlardan kaçınılmalıdır. Bu gibi maddeler
besinlerden uzak yerlerde; örneğin depo olarak kullanılan
oda veya kilerlerde, etiketlenmiş olarak saklanmalıdır.
*Haşlanarak, az suda kaynatılarak, buharda, fırında veya
yağda kızartılarak pişirilmiş etler, tavuk ve balık
güvenilir niteliktedirler. Katı pişmiş yumurta, sufleler ve
fırında yumurtalı tatlılar da güvenli besinlerdir. İyi
pişmiş köfteler, kıymalı börekler, kaynama derecesinde
pişmiş yemekler de güvenlidir.
*Kemiklerinden ayrılmış, doğranmış, dilimlenmiş ve orta veya
az pişmiş etler, tavuk, rafadan yumurta, fırın yerine ocakta
pişirilmiş omlet, yumurtalı çorba terbiyeleri, kremalı
pastalar, az ısıtılmış yemekler yeniden pişme sıcaklığında
ısıtılmadıklarından tehlikeli olabilirler. Bu nedenle;
*Besinlerin hazırlanması, saklanması, pişirilmesi, servis
için sıcak tutulması, yeniden ısıtılması sırasında
uygulanacak sıcaklık dereceleri bakterilerin çoğalmasını
önleyecek yeterlikte olmalıdır.
*Besinlerden, et, tavuk, balık, süt, yumurta ve bunlarla
hazırlanmış yemekler 16-49 derece arasındaki en tehlikeli
bölge veya 5-16, 49-60 derece arasındaki tehlikeli bölgede,
asla bırakılmamalıdır.
*Çok tehlikeli sıcaklık dereceleri arasında çabuk
bozulabilen besinler 2 saatten, tehlikeli bölgede ise 4
saatten fazla bekletilmemelidir.
*Besinler oda sıcaklığında bütün gece bırakılmamalıdır.
*Besinleri sıcak tutma ve ısıtma derecesi 60-74 derece
arasındadır. Soğuk tutma derecesi ise 5 derecenin
altındadır.
*Dondurulmuş besinler özellikle etlerin buzu çözüldükten
sonra yeniden dondurulmamalıdır. Çözüldükten sonra hemen
tüketilmelidir.
*Çözülme işi oda sıcaklığında, radyatör üzerinde veya
altında, hafif ateşte veya güneşli yerde yapılmamalıdır.
Buzdolabının alt raflarında bekletilerek yapılmalıdır.
*Etler birer yemeklik miktarlarda, yassı bir şekilde
paketlenmiş olarak dondurulmalıdır.
*Kırık, çatlak ve kirli yumurtalar satın alınmamalıdır.
*Kıyma ve sakatatlar uzun süre saklanamadığı için hemen
tüketilmelidir.
*Süt ve sütlü besinler, krema, deniz ürünleri, soğuk etli
ordövrler, sosis, salam,yumurta ve yumurtalı besinler,
kremalı pasta ve tatlılar, kıyma kullanılmış besinler,
sandviçler devamlı olarak 5 derecenin altında tutulmalıdır.
HİJYEN ÖNEMİ
MİKROORGANİZMALAR
Çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük canlılara
mikroorganizma denir. Mikroorganizmalar ancak mikroskopla
görülebilirler. Mikroorganizmalar gıdaların bozulmalarında
rol oynadıklarında gıda endüstrisi için büyük önem
taşımaktadırlar. Gıdalardan insanlara bulaşan
hastalıklarında sorumlusudurlar. Mikroorganizma
çeşitlerinden bazıları: Bakteriler, Virüsler, Küf-mayalar
BAKTERİLER: Belirli bir çekirdekleri olmayan küçük,
çoğunlukla tek hücreli canlılardır. Hastalık yapan ve
yapmayan çeşitleri vardır. Gıda üretim ve satış yerlerinde
bulunan bakteriler hastalık yapıcı olduklarından
istenmezler. Bulaşma yolları gıdalar, insanlar, hava, su,
çöpler, haşere ve kemirgenlerdir. Bakteriler çok küçük
mikroorganizmalardır. Öyleki 1 000 000 adet bakteri bir
araya geldiğinde bir toplu iğne başını oluşturabilmektedir.
Bakteriler büyümek ve üremek için gıdaya, suya, sıcaklığa ve
zamana ihtiyaç duyarlar.
GIDA: Bakteriler çeşitlerine göre değişik besinlere
ihtiyaç duyarlar. Et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri,
sebzeler, yumurta ve yumurtalı ürünler özellikle mayonezli
ürünler bakterilerin besin kaynaklarıdır.
SU :Bakterilerin %70 i sudan oluşur. Su hücrenin
metabolik aktiviteleri açısından çok önemlidir. Bakterilerin
metabolize olup büyümeleri için nemli yada ıslak koşullara
ihtiyaç duyarlar.
SICAKLIK: Bakterilerin optimum üreme sıcaklıkları 10
- 63 °C dir. Bu sıcaklık aralığında bakteriler her 15-20
dakikada bir ikiye bölünerek çoğalırlar.
Uygun ortam koşulları sağlandığında 1 adet bakteri 12 saat
sonra 69 milyar seviyesine ulaşmaktadır.
VİRÜSLER: Mikroorganizmalar içinde en küçük boyuta
sahip olan canlılardır. Bulaşıcı ve öldürücü hastalıklara
neden olurlar. Örneğin AIDS virüsü öldürücü etkiye sahiptir.
KÜF-MAYALAR: Mikroorganizmalar içinde en büyük
boyutlara sahiptirler. Bazıları gıda maddeleri üretiminde
kullanıldığından, bazıları da gıdaların çürümesinde rol
oynadığından gıda sektörü için önemlidirler.
MİKROORGANİZMALAR NASIL YOK EDİLİR ?
ISI: Mikroorganizmalar 65 °C nin üzerindeki
sıcaklıklarda ölmeye başlarlar. Mikroorganizmaların tipine
göre direnç gösterdikleri sıcaklıklarda farklılıklar
gösterir. Bazı mikroorganizmalar düşük sıcaklıklarda
ölebildikleri gibi bazıları çok yüksek sıcaklıklara bile
dayanıklıdır.
Mikroorganizmaların öldürülmesinde uygulanan ısıl işlemler ;
PASTÖRİZASYON: Gıdaların 65 °C nin üzerinde
sıcaklıkların uygulanması ile zararlı olan
mikroorganizmaların öldürülmesi işlemidir.
STERİLİZASYON: Gıdaların ve ortamın yüksek
sıcaklıklar(120-150°C) uygulanarak mikroorganizmalardan
tamamen arındırılmasıdır.
KİMYASAL MADDELER: Kimyasal maddeler yani
dezenfektanlar kullanılarak zararlı olan mikroorganizmaların
yok edilmesidir.
OZONLAMA: Mevcut
ortamlara ozon jeneratöründen üretilen ozonun verilmesidir.
Su ile ve kuru hava ile verilebilir. En etkili ve kesin
çözüm ozonlamadır.
Pratikte yüksek sıcaklık uygulaması yapılamayacağından
mutfakta ve servis alanlarında mikroorganizmaları yok
edebilmek için dezenfektanlar kullanılmalıdır.
GIDALARDAN KAYNAKLANAN MİKROBİYEL KÖKENLİ HASTALIKLAR
Gıdaların yenilmesinden belirli bir süre sonra bulantı,
kusma, karın ağrısı, baş dönmesi, bazen ateş veya görme ve
işitme, hareket, sinir sistemi bozukluklarından bir kısmının
belirmesiyle tanınan sağlık bozuklukları veya hastalıklara
gıda zehirlenmeleri adı verilir.
Gıdaların üretim, işleme, depolama, hazırlama ve
tüketimlerine kadar geçen süreçte izlenmesi gereken hijyenik
koşulların sağlanmaması ve soğuk zincirin kırılması gıda
kayıplarına, sağlık bozukluklarına veya gıda zehirlenmesi
olarak adlandırılan hastalıklara neden olur.
Mikroorganizmaların neden olduğu gıda zehirlenmeleri,
enfeksiyon ve entoksikasyon olmak üzere iki kısma ayrılır.
Enfeksiyonlar gıda yoluyla vücuda giren mikroorganizmaların
neden olduğu hastalıklardır.
Gıda entoksikasyonları ise gıdalara bulaşan
mikroorganizmaların ürettikleri toksinlerin belirli bir
düzeye çıkmasından sonra tüketicide meydana getirdiği sağlık
bozukluklarıdır.
Gıda zehirlenmelerinin olması için
Gıdada zehirlenme yapacak mikroorganizmanın ortamda
bulunması, Gıdanın mikroorganizmanın üremesine uygun olması
ve uygun ısıda yeterli süre bekletilmiş olması, Gıdada
mikroorganizmanın veya toksinin yeter düzeyde çoğalmış
olması, Mikroorganizma veya toksin gelişmiş gıdanın yenilmiş
olması gerekir.
Zehirlenme yapan mikroorganizmaların çoğunluğu 10 -47 ° C
arasında gelişirler ve toksin oluştururlar. Bu sıcaklıklarda
mikroorganizmalar her 15-20 dakika da bir ikiye bölünerek
çoğalırlar. Bu sıcaklık aralığında 3-4 saat bekleyen pişmiş
et , balık , yumurta , süt ve süt ürünlerine
mikroorganizmalar bulaşırsa hastalık yapma riski oluşur ( S.
aureus zehirlenmesi ) . Pişmiş yiyecekler hazırlandıktan
hemen sonra tüketildiklerinde zehirlenme riski yoktur.
Mikroorganizmalar 65 ° C nin üzerinde yavaş yavaş ölmeye
başlarlar. Kaynatma işlemi mikroorganizmaları öldürür.
Mikroorganizmalar hemen her yerde bulunduklarından bazı
durumlarda gıdalara bulaşmaları tam olarak engellenemez. Bu
nedenle sıcak servis yapılacak pişmiş gıdalar 65 °C nin
üzerinde muhafaza edilirse tehlike söz konusu olmaz. Artan
yiyecekler saklanacak ise mümkün olduğu kadar çabuk
soğutulmalı ve mikroorganizma gelişmesi önlenmelidir. Ayrıca
pişirme işleminden sonra bulaşma olmaması sağlanmalıdır.
10 ° C ve altındaki sıcaklıklarda mikroorganizmaların
ürümeleri yavaşlamakta ve belirli bir düzeye indiğinde de
tamamen durmaktadır. Öldürücü olmayan dondurma sıcaklık
derecelerine maruz kalarak hücreleri hasar gören
mikroorganizmalar canlılıklarını muhafaza etmekle birlikte
üreme yeteneklerini yitirmektedirler. Bu tür hücreler uygun
koşullarda yeniden aktif konuma geçebilmektedirler. Bu
sebeple soğuk servis yapılacak gıdalar her zaman 7 ° C’nin
altında saklanmalı ve servis yapılmalıdır.
Et, kıyma, tavuk, şarküteri ürünleri, taze meyve sebzeler
1-4 °C de 24 saat, balık 0 - 3 ° C de (buz altında olabilir
) 20 saat , dondurulmuş ürünler minimum 18°C de 3 ay
muhafaza edilebilirler .
HİJYEN YÖNETİMİ VE İŞLETME KARLILIĞINA ETKİSİ
Hijyen kelime anlamı olarak temizlikle gelen sağlıktır.
Yiyecek ve içecek sektöründe hijyen yaşamsal öneme sahiptir.
Bu sektörde başarı, tüketiciye güvenilir, temiz kaliteli ve
sağlıklı yiyecek ve içecekler sunabilmeye dayanır.
İşletmelerin en temel hedefi, sunacakları hizmet
karşılığında ekonomik kazanç sağlamak ve pazar payını
arttırmaktır.
Bu nedenle de ;
Müşteri istekleri doğrultusunda onların memnuniyeti,
Yüksek kalite ,
Kalite standardı,
Güvenilir, hijyenik ürünler sunmayı,
Güvenilir bir imaja sahip olmayı ,
Rekabet piyasasında iyi bir yer edinmeyi amaçlar.
Hijyenik kurallara uyulmadığında gıda zehirlenmeleri meydana
gelebilir. İmaj ve müşteri kayıplarına yol açar. Personelde
moral bozukluğu başlar.
KİŞİSEL HİJYEN
Yiyeceklerle temas halinde olanlar hastalığa yol
açabilecek bakterileri iletebilirler. Hijyen kelimesi
sağlığın muhafaza edilmesi, sağlıkla ilgili prensiplerin
uygulanmasıdır. Kişisel hijyen insan vücudunun tamamıyla
temiz olmasının önemli bir parçasıdır. Virüslerin
bulaştırılması ya da yiyecek bozulmaları sayesinde insanlar,
hastalığı yol açan mikroorganizmaların potansiyel
kaynağıdırlar.
ÇALIŞANLARIN HİJYENİ
Sağlıksız olan personel, yiyeceklerle teçhizatlarla ya
da yiyeceklerin hazırlamasında ve sunulmasında kullanılan
kaplarla temastan kaçınmalıdırlar. Çalışanlar
hastalandıklarında, vücutlarındaki bakteri sayısı ve
potansiyel artar. Staphylococci denilen bakteri genelde
çıban, akne, sivilce, göz ve kulak çevresinde bulunur. Sinüs
enfeksiyonu, boğmaca, öksürük ve genel soğuk algınlığının
diğer semptomları mikroorganizmaların sayılarının arttığının
göstergesidir. İyileşme durumu olsa da hastalığa sebep olan
bazı mikroorganizmalar tekrar bulaşabilir ve aynı
rahatsızlığa sebep olabilir. Mesela Salmonella insanlar
iyileştikten aylar sonra bile kalabilir. Hepatitis e yol
açan virüs, hastalık görülmese bile beş yıldan fazla süre
bağırsak bölgelerinde bulunabilir. İnsan hijyeninin önemini
açıklamak için bakteriyel bulaşmaların potansiyel kaynağı
olan insan vücudunun çeşitli bölgelerini ayrıntılı olarak
incelemek gerekmektedir.
DERİ
Derinin insan vücudunda dört fonksiyonu mevcuttur.
Bunlar koruma, hassasiyet, vücut ısısını ayarlama ve
toksinleri atmadır. İşleyen bir organ olarak derinin
fonksiyonları terleme, yağ ve ölü hücrelerin atılmasıdır. Bu
materyaller toz, kir gibi çevresel faktörlerle
birleştiklerinde bakterilerin oluşması için ideal bir ortam
yaratılmış olur. Böylece deri bakteriyel bulaşmanın
potansiyel kaynağı haline gelir. Bakterilerin oluşumu devam
ettikçe, deri tahriş olmaya başlar. Yiyeceklerle temas
halinde olanlar yüzeye sürtünebilir ve elleri yiyeceklere
değebilir. Böylece bakterileri yiyeceğe yaymış olurlar.
Elleri elverişsiz bir biçimde yıkama ve yetersiz banyo
yapmak ölü hücrelerle dağılan mikroorganizmaların sayısını
arttırır. Mikropların bulaşması ürünün ömrünü kısaltır veya
yiyeceklerden oluşan hastalıkları meydana getirir.
Yiyeceklerle temas halinde olan kimse eğer Staphylococcus
veya S.epidermis taşıyıcısı ise yiyeceklerden oluşan bir
hastalık meydana gelebilir. Bu iki bakteri türü de deri
üzerinde bulunur. Bunlar çıban ve yara enfeksiyonlarına
sebep olabilir ve cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulabilir.
Derinin fiziksel bir bariyer görevi görmesi ve bazı
mikroorganizmaları uzaklaştıracak kimyasal maddeler
salgılaması sebebi ile bazı bakteriler deri üzerinde
barınamazlar. Derinin kendi kendini dezenfekte etme özelliği
deri temiz olduğunda daha etkin bir biçimde kendini
gösterir. Yarık, çatlak yada çukur içeren deri tabakası,
mikroorganizmalar için elverişli bir çevre sağlar. Eller
çevreyle çok fazla haşır neşir olduğunda bulaşıcı
bakterilere maruz kalması beklenir.
Kolayca ortadan kaldırılamayan derinin kalıcı bakterileri
yağlı salgılar tarafından korunan derinin gözeneklerinde
saklanan mikroorganizmalardır.
Derinin zayıf bakımı ve deri hastalıkları, kötü
görüntüsünden başka çıban gibi bakteriyel enfeksiyonlara
sebep olabilir. Deri tabakası zarar gördükten sonra
mikroorganizmalar deri içerisine girerek enfeksiyona sebep
olurlar ve bunun sonucunda çıban gibi yaralar oluşur.
Mikroorganizmalar kabarma ve ağrılara sebep olur ve
çevredeki hücreleri öldüren toksinler üretirler. Vücut bu
toksinlere karşı koymak için kan ve kas hücreleri
biriktirerek reaksiyon gösterir. Bir çıban asla
sıkılmamalıdır, eğer sıkılırsa enfeksiyon çevre alanlara
yayılır ve başka bir yaraya sebep olur. Eğer Staphylococci
kan dokusuna girerse vücudun diğer kısımlarına da taşınır ve
menenjit, kemik enfeksiyonu yada diğer istenmeyen durumlara
sebep olur. Çıbanı olan bir personel yiyecekleri ellerse bu
hastalık yapıcı Staphylococci’nin oluşmasına sebep olur. Bir
sivilce yada çıbana dokunan personel dezenfeksiyon için
eldiven kullanmalıdır. Derinin temizliği ve kıyafet giymek
bu tip yaralardan korunmada önemlidir.
PARMAKLAR
Bakteriler kirli teçhizata değen eller tarafından
toplanabilir, yiyecek, kıyafet ve vücudun diğer kısımlarına
ulaşabilir. Bu durumda personelin bakterilerin başka bir
yere ulaşmasını önlemek için elleri koruyacak teçhizat
kullanmaları gerekmektedir. Plastik eldiven kullanmak
parmaklardan ve ellerden yiyeceklere herhangi bir hastalık
yapıcı bakteri bulaşmasını engeller.
TIRNAKLAR
Bakteri yaymanın en kolay yollarından biri de
tırnakların arasındaki kirlerdir. Personel kesinlikle kirli
tırnaklarla yiyecek maddelerini ellememelidir. Elleri su ve
sabunla yıkamak geçici bakterileri ortadan kaldırır, el
sabununda bakteri öldürücü dezenfektan kullanmak ise kalıcı
bakterileri kontrol altına alır.
SAÇ
Mikroorganizmalar ( özellikle Staphylococcus aureus ) saç
üzerinde bulunur. Yiyeceklere dokunmadan önce personel
eldiven ve bone kullanmalıdır.
GÖZLER
Gözler normalde bakterilere açıktır fakat hafif
bakteriyel enfeksiyonlar oluşabilir. Bakteriler kirpikler
üzerinde ve göz ile burun arasındaki berelerde
bulunabilirler. Gözleri ovuşturarak bakteriler rahatlıkla
gıda maddelerine bulaşabilir.
AĞIZ
Birçok bakteri ağız ve dudaklarda bulunur hapşırdığımız
müddetçe bazı bakteriler havaya geçer ve yiyecek üzerine
yerleşebilir. Virüsler gibi farklı tipte hastalığa sebep
olan bakteriler özellikle çalışan kişi hasta ise ağızda da
bulunabilir. Bu nedenle çalışırken sigara içilmesi yasaktır.
Biri hapşırdığında yiyecek ürünlerinde olduğu gibi bu
mikroorganizmalar diğer insanlara da iletilebilirler.
Bir şeyin tadına bakıldığında yada sigara içildikten sonra
tükürük bezeleri harekete geçer ve tükürük salgılar.
Herhangi bir yiyecek kurumunda buna asla müsaade edilmez.
Tükürük sadece kötü bir manzara değil aynı zamanda
hastalığın iletilmesini ve ürünün kirlenmesini sağlar.
Dişleri fırçalamak dişler üzerinde oluşabilecek bakterilerin
sayısının azalmasını sağlar.
BURUN
Burun ağza oranla daha sınırlı mikro biyel nüfusa
sahiptir. Bunun sebebi vücudun etkin bir filtre sistemi
olmasıdır. 7 milimikron çapından daha büyük olan
mikroorganizmalar nefesle çekilir ve yukarı kısımlarda
tutulur. Bu burun yüzeyine yayılmış yapışkanlı mukus
sayesinde olur. Yaklaşık olarak 3 milimikron yada daha büyük
çaplı ve yüzeyin içine işleyen mikroorganizmalar olduğu gibi
kalır. Kendiliğinden bronşlara yerleşen bu mikroorganizmalar
vücudun savunma mekanizması sayesinde yok edilir. Virüsler
burunun normal sıvısında bulunan bir madde sayesinde kontrol
altına alınır. Ara sıra mikroorganizmalar mukoza zarına
işlerler ve orada birikirler. Staphylococci, Streptococci ve
difteri bu alanlarda sık sık görülür. Diğer
mikroorganizmalar genelde bademciklerde bulunurlar. Genel
soğuk algınlığı tüm enfeksiyon hastalıklarının en çok
görülen çeşididir. Bakteriler özellikle soğuk algınlığı olan
personel sayesinde burundan ellere, yiyeceklere ve hatta
burunun hafifçe kaşınmasıyla bile iletilebilir. Soğuk
algınlığına yakalanmış personel nefes alıp verirken koruyucu
olarak maske kullanmalıdır. Aksi takdirde bakteriler
yiyeceklere geçebilir. Personelin boğazları ile ilgili
problemleri varsa bu kişiler ellerini sık sık yıkamalı ve
dezenfekte etmelidir. Grip gibi rahatsızlıkların çoğu
bulaşıcıdır. Bu sebeple enfeksiyon kapmış kişiler
çalıştırılmamalıdır. Tüm öksürük ve hapşırmalar
mikroorganizma içerirler. Ellerin mikroorganizmalardan
korunması için mümkün olduğu kadar temiz tutulup eldiven
kullanılması gerekmektedir.
BAĞIRSAK BÖLGELERİ
Bağırsaklara ait akıntı bakteri bulaştırmanın ilk
kaynağıdır. Streptococcus feacalis ve Staphylococci ince
bağırsağın üst kısmındadır, bununla beraber bazı türler ve
organizmalar bağırsağın alt kısımlarında daha fazladır. Bazı
tipler saçlar üzerinde birikir ve kıyafetlere yayılır.
Personel tuvaletten sonra ellerini uygun şekilde yıkamazsa
mikroorganizmalar elin değdirildiği ürünlere yayılır. Bu
alanda bulunan bakteriler genelde yiyecek ürünlerinde
bulunur. Bu tip bakterilerin bulaşmasının sebebi personelin
hijyenden eğitimsiz olmasıdır. Bu sebeple çalışanlar
tuvaletten çıktıktan sonra ellerini yıkamalı ve yiyecekleri
ellemeden önce eldiven kullanmalıdırlar.
İnsan ve hayvan dışkısı bakterilerin en genel tipini
barındırır ve çoğaldıklarında vücudu zehirleyebilirler.
Bazıları ölüme sebebiyet verebilir. Salmonella , Shigella
bağırsak hastalığına sebep olan en genel bakteri tipleridir.
Tüm bu sebeplerden dolayı ;
Gıda maddeleri ile doğrudan temas eden bütün personelin
portör muayeneleri düzenli olarak yapılmalıdır.
Eller her zaman temiz olmalıdır.
Tırnaklar ojesiz ve kısa olmalıdır.
Makyaj ve parfüm kullanımından kaçınılmalıdır.
Eller her zaman dezenfektanlı sıvı sabun ile yıkanmalıdır.
Ellerde yara olmamalıdır.
Ellerde herhangi bir yaralanma durumunda su geçirmeyecek
şekilde flasterlenmeli ve gıda ile temas olabilecek
durumlarda eldiven takılmalıdır.
Gıda maddeleri ile bulaşabilecek hastalığı olan,
enfeksiyonlu veya açık yaralar taşıyan, bağırsak
hastalıkları bulunan hiç kimse gıda maddelerine doğrudan
veya dolaylı patojenik ( hastalık yapıcı ) mikroorganizmalar
bulaştırabilecekleri işlerde çalıştırılmamalıdır.
Saçlar temiz olmalıdır.
Erkek personel günlük olarak sakal tıraşı olmalıdır.
Nikah yüzükleri haricinde mücevherat takılmamalıdır.
Kıyafetler her zaman temiz olmalıdır.
Vücut temizliğine özen gösterilmelidir
Günlük kıyafetlerle asla çalışılmamalı , özel iş kıyafetleri
giyilmelidir.
Günlük kişisel kıyafetler (sokakta giyilenler) ,çantalar ve
ayakkabılar soyunma odalarında bırakılmalıdır.
Bu alanlarda sigara , çay,kahve vb. içilmemeli ,yemek
yenmemelidir.
Hastalıklar, mide bozuklukları, bağırsak rahatsızlıkları
,cilt enfeksiyonları ve boğaz ağrıları amirlere
bildirilmelidir.
Soyunma odaları düzenli ve temiz tutulmalıdır.
GIDA SATIŞ YERİNİN ÖZELLİKLERİ
ZEMİN ; Yüzeyler sağlam temizlenmesi kolay ve
dezenfeksiyona uygun olmalıdır. Bu yüzeyler su geçirmez,
emici olmayan, yıkanabilir ve toksik olmayan malzemeden
yapılmış olmalıdır. Zeminlerde yeterli mazgal sistemi mevcut
olmalıdır.
DUVARLAR: Yüzeyler sağlam temizlenmesi kolay ve
dezenfeksiyona uygun malzemeden olmalıdır. Bu yüzeyler su
geçirmez, emici olmayan, yıkanabilir ve toksik olmayan
malzemeden yapılmış olmalıdır.
TAVANLAR VE BAŞ ÜSTÜ TESİSATLAR: Kir birikmesine,
yüzeylerde oksidasyon ve küf oluşmasına imkan vermeyecek
şekilde olmalıdır.
TEZGAHLAR VE EKİPMAN YÜZEYLERİ; Sağlam temizlenmesi
kolay ve dezenfekte edilmeye uygun, paslanmaz malzemeden
yapılmış olmalıdır.
Yer, yüzey ve ekipmanlar; temizlenip dezenfekte edilmesi
için paslanmaya dayanıklı malzemeden yapılmış ve kolay
temizlenebilir olmalıdır.
PERSONEL HİJYENİ
Gıda maddeleri üretiminde çalışan tüm personel yüksek
derecede kişisel hijyen kuralları uygulamalı ; uygun, temiz
ve koruyucu elbiseler giymelidir.
Gıda maddeleri ile doğrudan temas eden bütün personelin
portör muayeneleri düzenli olarak yapılmalıdır. Gıda
maddeleri ile bulaşabilecek hastalığı olduğundan
kuşkulanılan, enfeksiyonlu veya açık yaralar taşıyan,
bağırsak hastalıkları bulunan hiç kimse gıda maddelerine
doğrudan veya dolaylı (sağlığa zararlı ) patojenik
mikroorganizmalar bulaştırabilecekleri işlerde
çalıştırılmamalıdır.
EĞİTİM
Gıda üretimi yapan firmalar, gıdalar, saklama ve işleme
koşulları, servis, temel hijyen kuralları konusunda
personeli düzenli ve periyodik olarak eğitmeli, üretimde
personel eğitimi emn önemli unsurlardandır. Örneğin; Su
makinesine şişe takan personel kapak kısmından tutup ve
emniyet bandını çıkarmadan taktığı şişe ile, o makineden su
içen tüm personelin mikrop almasını sağlamış olur.
|
|